Prof. Dr. Sait Gönen Nüfusun Tamamı Aşılansa Bile 8-10 Aya ihtiyaç Olduğunu Söyleyerek Maske, Mesafe Kuralına Dikkat Çekti
Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Prof. Dr. Sait Gönen Nüfusun Tamamı Aşılansa Bile 8-10 Aya ihtiyaç Olduğunu Söyleyerek Maske, Mesafe Kuralına Dikkat Çekti

SAĞLIK

15 Ocak 2021 Cuma 11:12:09

Prof. Dr. Sait Gönen Nüfusun Tamamı Aşılansa Bile 8-10 Aya ihtiyaç Olduğunu Söyleyerek Maske, Mesafe Kuralına Dikkat Çekti

Türkiye’nin aşılama konusunda dünyanın en iyi sistemine sahip ülkelerden biri olduğunu ifade eden Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen, “Yeter ki aşılar gelsin. Bizim bu konudaki alt yapımız ve deneyimimiz çok iyi. Tüm nüfusun aşılanmasını Avrupa ülkelerinden bile önce bitirebiliriz” dedi.

Yeni tip korona virüs salgınına karşı geliştirilen aşıların yapılmasının ardından maskelerin ne zaman çıkarılacağı konusu merak ediliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen, “Nüfusun tamamı aşılansa bile sürü bağışıklığının oluşabilmesi için 8-10 aya ihtiyacımız olacak. Bu sürede maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyumaya devam etmek zorundayız” diye ifade etti.

Koronavirüs salgınında ikinci dalga ile mücadele eden Türkiye’de uygulanan kısıtlamalarla beraber vaka sayılarında belirgin bir düşüş yaşanmaya başlasa da uzmanlar, kısıtlamaların gevşetilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

 

VAKA ORANLARINDA BELİRGİN BİR DÜŞÜŞ VAR

İstanbul’un en büyük salgın merkezlerinden biri olan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde PCR pozitiflik oranları yüzde 20’lerden yüzde 5’lere düştüğünü belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen, “Son 10 gündür vaka sayılarında çok belirgin bir azalmanın olduğunu gözlemliyoruz. Bu ikinci pikte merkezimizde günlük 2 bine yakın PCR testi yapıyorduk ve pozitiflik oranı da yüzde 20’lerin üzerindeydi. Şu anda ilk başvuru polikliniğimize ortalama 350-400 müracaat oluyor ve testlerdeki pozitiflik oranı da yüzde 5’lere düştü. Hem müracaatta, testlerdeki pozitiflik oranlarında belirgin bir düşüş var. Ama yeni tespit edilen vaka sayısı, iyileşen vaka sayısının hala üzerinde. Onun için bu tedbirlere bir süre daha devam edilmesi gerektiği kanaatindeyim” dedi.

 

AŞILAMA RİSK GRUBUNA GÖRE YAPILACAK

Eskiye dönüşün ancak aşılamaların başlamasıyla mümkün olabileceğini belirten Prof. Dr. Gönen, aşı konusunda Türkiye’nin çok deneyimli bir ülke olduğunu vurgulayarak “Yeter ki aşılar gelsin. Sağlık Bakanlığı aile hekimlikleri, halk sağlığı ekipleri, özel, kamu, üniversite hastanelerinin hepsine aşı yapma yetkisi verdi. Biz de hazırlıklarımızı ona göre yapıyoruz. Aşılar geldikten sonra Avrupa ülkelerinden bile daha kısa sürede Türkiye genelinde bu süreci başarıyla bitirebiliriz” dedi.

Salgının durdurulabilmesi adına geliştirilen korona virüs aşılarıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Gönen, ” Çalışanlarımız için 4 bine yakın aşı talebimiz oldu. Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı’nın koordinatörlüğünde çalışmaları yürütüyoruz. Çalışanlarımızı da yüksek, orta ve düşük risk grubu olarak klasifiye ederek sırayla aşılamaya alacağız. İlk önce yüksek riskli grup yani yoğun bakım ünitelerinde, acil servislerde ve Kovid servislerinde çalışan hekim, yardımcı sağlık personeli, hemşireler, temizlik elemanı gibi tüm personelimizi aşılayacağız. Daha sonra da Kovid olmayan servislerde çalışanlar ve ardından temel bilimler gibi daha geri planda çalışanları aşılayacağız.
Halkımızın içi rahat olsun ve mutlaka aşılarını yaptırsınlar. Nüfusun tamamı aşılansa bile sürü bağışıklığının oluşabilmesi için 8-10 aya ihtiyacımız olacak. Bu sürede maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyumaya devam etmek zorundayız.” diyerek aşılamanın önemini vurguladı.

 

“SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI GELİŞMESİ İÇİN UZUN ZAMANA İHTİYAÇ VAR”

Sağlık çalışanlarının ardından vatandaşların aşılanmasında da bölgeye hizmet verecek büyük bir hastane olduklarını anlatan Prof. Dr. Gönen, 5 aşı polikliniği açacaklarını ve mesai saatleri içinde günlük ortalama 500 ila 1000 kişiyi aşılayabilecek kapasitede çalışabileceklerini belirterek şu açıklamalarda bulundu:

“Tabii ki aşı yapıldıktan sonra hasta hemen gönderilmeyecek. En az 10-15 dakika bekletilecek. Acil komplikasyonu olup olmadığı, alerji olup olmadığı gibi durumlar için gözlem altında tutulacak. Buradan şunu söylemek istiyorum mart ayından bu yana hem ülkemiz, hem dünya, yüzyılın salgını ile mücadele ediyor. Bu salgınla baş etmenin yegane yolu aşılamadır. Çok kayıplarımız oldu, 120 bin sağlık çalışanı Kovid’e yakalandı, 363 sağlık çalışanını kaybettik. Hala da kaybetmeye devam ediyoruz. Böyle bir durumda (aşı olmadan) sürü bağışıklığı gelişmesi için yıllar gerekiyor. Burada sürü bağışıklığın oluşturacak elimizdeki yegane silah aşı. Biz Kovid’in ne yaptığını her gün görüyoruz. Hangi dramlara yol açtığını, hangi hayatları kararttığını her gün yaşıyoruz Mart’tan beri. İlaçların da milyonda bir yan etkisi olabilir ama burada milyonda bir yan etkiyi ön plana çıkararak insanların aşı konusunda kafalarını karıştırmanın son derece yanlış olduğunu düşünüyorum.”

 

“İNAKTİF AŞI YÜZDE 92’Lİ KORUYUCULUĞA SAHİP”

Türkiye’de de uygulanacak inaktif aşı dahil dünyada acil kullanım onayı ile yapılmaya başlanan aşıların tümünün Faz 3 çalışmalarını tamamladığını söyleyen Prof. Dr. Gönen, “Türkiye’deki erken sonuçlara baktığımızda inaktif aşının yüzde 92’lik koruyuculuğu söz konusu. Dünya Sağlık Örgütü aşılarla ilgili yüzde 50’nin üzerinde bir etki varsa başarılı kabul ediyor. Aşılanmasına rağmen hastalığa yakalananlar da hastalığı çok hafif semptomlarla geçiriyor. Bu da sevindirici. Zaten amaç da bu hastalığı hafif geçirmek. Aşı bu konuda son derece etkili. Eğitimin ertelenemez olduğunu düşünüyorum. Eğitim hayatının başlayabilmesi de başarılı aşılanmalarla olacak. Sağlık Bakanlığı aslında 5. ve 6. sınıf tıp fakültesi öğrencilerini aşılama kapsamına aldı. Ama biz, 4. sınıfların da özellikle ilk basamakta aşı kapsamına alınmasını ve onların da stajlarına devam etmesini arzu ediyoruz” diye konuştu.

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı