Koronavirüsten Korunmada En Etkili Yöntem! Koruyuculuğu 14 gün sonra başlıyor!
Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Koronavirüsten Korunmada En Etkili Yöntem! Koruyuculuğu 14 gün sonra başlıyor!

SAĞLIK

25 Aralık 2020 Cuma 11:15:20

Son Güncelleme: 25/12/2020 11:17:16

Koronavirüsten Korunmada En Etkili Yöntem! Koruyuculuğu 14 gün sonra başlıyor!

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile ilgili gelişmeler devam ediyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, koronavirüsten korunmak için en etkili yöntemin “aşı” olduğuna dikkat çekerek önemli açıklamalar yaptı…

İngiltere’den gelen mutasyon haberi ile tüm dünyanın alarma geçtiği coronavirüs salgınından korunma yolları ile ilgili Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, kritik açıklamalarda bulundu.

Dökmetaş, enfeksiyonlardan korunmanın 3 temel yolu bulunduğunu, bunların enfeksiyonların ortadan kalkması, maske, mesafe ve temizlik ile aşı olduğunu açıklayarak, “Tedbirlere rağmen bulaş oluyorsa nasıl korunacağız Üçüncü temel yol olan ilaç ya da aşıyla. Henüz Kovid-19’dan koruyan ilaç yok. Geriye aşı seçeneği kalıyor.” dedi.

Aşı karşıtı bazı kişilerin, “aşı olunca bağışıklığın istenen seviyede gelişmeyeceği, hastalık geçirilirse daha yüksek oranda bağışıklık kazanılacağı” görüşünü savunduklarını söyleyen Dökmetaş bu düşüncenin doğru olmadığını vurguladı.

 

“İSTENMEYEN ETKİLER OLABİLİR”

Hastalık sırasında istenmeyen etkilerle karşılaşılabileceğini vurgulayan Dökmetaş sözlerine şu şekilde devam etti:

“Aşık Veysel çiçek hastalığı geçirdi ve dünyayı göremez oldu. Çocuk felci geçirenler bacaklarındaki problemler nedeniyle engelli olarak yaşamlarını sürdürüyor. Kızamık gibi ölümlere neden olabilen hastalıklar da var. Toplumda belli oranda aşılanmayan kişi olunca diğer insanlarda da salgın görülebiliyor ve çok kişi ölebiliyor. Aşı, immünglobulin ve antiserum uygulamaları yaşama vesile oluyor. Köpek ısırması, kedi tırmalaması sonrası aşılamadan nasıl kaçabilirsiniz? Çivi batması veya trafik kazası gibi olaylardan sonra daha önce de aşılanmadıysanız tetanostan nasıl korunabilirsiniz? Mutlaka ki aşıyla… Bunların insanlara anlatılması lazım.”

 

“TAKVİYE OLABİLİR”

Prof. Dr. Dökmetaş, bazı kişilerin aşıların etkinliğini ve güvenliğini bilmediği için aşı olmak istemediğini, kimilerinin ise aşı olmak ya da ilaç kullanmak yerine geleneksel tıbbı tercih ettiğinden bahsederek, kelle paça, üzüm, sirke gibi besinlerin hastalıklar üzerinde direkt etkisi bulunmadığını, takviye olarak kullanılabileceklerini belirterek şöyle devam etti:

“Aşı konusunda bilimsel davranılmalı. Devletimiz tüm insanları korur. Çocukluk çağında zorunlu olan aşılar var. Erişkinde kullanacağımız aşılar var. Devletin, bakanlığın önerdiği, bilim insanlarının ortak mutabakatıyla çıkan bu kurallara uymamız gerekir. Bu nedenle hem çocukluk çağında hem de erişkin yaşta aşılanmamız lazım. Mesela erişkinler içerisinde şeker, KOAH hastaları, diyalize girenler, kanser tedavisi görenler, kortizon tedavisi alanlar, AIDS’li bireyler, ileri yaşta olanlar, sağlık çalışanları veya bazı özel meslek grupları mutlaka hastalıklardan korunmalı.”

 

“AŞIDAN BAHÇE SEÇENEK YOK”

Kovid-19’a karşı geliştirilen aşılar hakkında da yorum yapan Dökmetaş, bu konuda Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulu’nun görüş, öneri ve tavsiyelerinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Dökmetaş, burada görev alan bilim insanlarının Kovid-19 aşısının olunması gerektiği yönünde ortak kanaatleri olduğunu söyledi. Enfeksiyonlardan korunmak için 3 temel yol bulunduğunu vurgulayan Dökmetaş, şu noktaları vurguladı:

“Birinci temel yol; enfeksiyon odağının ortadan kalkması, o hastalığın bir daha hiç görünmemesidir. Kovid-19’u şu anda ortadan kaldıramıyoruz, kendisinden korunmamız gerekiyor. İkinci temel yol; Kovid-19’un bulaşmasını engellemek. Maske takarak, aramıza mesafe koyarak, temizliğe dikkat ederek virüsün bulaşmasını engelliyoruz. Tedbirlere rağmen bulaş oluyorsa nasıl korunacağız? Üçüncü temel yol olan ilaç ya da aşıyla. Henüz Kovid-19’dan koruyan ilaç yok. Geriye aşı seçeneği kalıyor. Hastalıktan korunmak için aşı gerekiyor.”

 

KORUYUCULUĞU 14 GÜN SONRA BAŞLAR

Aşının hemen koruyuculuk sağlamayacağını vurgulayan Dökmetaş, “Aşının koruyuculuğu yapıldıktan yaklaşık 14 gün sonra başlıyor. Yani, aşıyı bugün yaptırdınız, yarından itibaren sizi korur mu? Hayır. Yüzde 100 korur mu? Hayır. Bu aşıların koruyuculuğu yüzde 70-80-90 oranında. Demek ki, bazı insanları koruyamayabiliyor. O halde aşı yaptırmış olsanız bile ortamda dolaşmaya devam eden virüsten korunmak için maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymayı sürdürmeniz gerekiyor.” diyerek önlemlere dikkat çekti.

 

“YILLARDAN BERİ KULLANDIĞIMIZ İNAKTİF AŞI TEKNİĞİ KULLANILIYOR”

Türkiye’de bazı kişilerin Çinli ilaç şirketi Sinovac Biotech’in geliştirdiği Kovid-19 aşısına karşı ön yargılı tutumunu değerlendiren Dökmetaş, “Bazı kişiler, ‘Çin verileri herkesle paylaşmıyor. Bu hastalık Çin’de başladı aşıyı da onlar yapıyor ve bundan para kazanacaklar.’ gibi farklı görüşlere sahip. Aslında Çinli firmanın kullandığı teknik en eski teknik. Yıllardan beri bizim de kullandığımız inaktif aşı tekniği.” diye ifade etti.

İnsanların bir kısmının Çin aşısına güvenemediklerini aktaran Dökmetaş, şöyle devam etti:

“Halbuki bilim evrenseldir. Bilim insanları bunları değerlendirmeli ve önerilerini yapmalıdır. Elimizde 3-4 aşı var da biz illa ki bunu yapalım diye mi zorluyoruz? Hayır. Şu an dünya bir salgınla baş etmeye çalışıyor. Her ülke her aşıya ulaşamıyor. Devlet Çin’deki aşıya ulaşmış, Almanya’daki aşıyla da bağlantı kurmaya çalışıyor. Şu aşamada elimizdeki aşı bu. Başka alternatifimiz yok; ya aşı olacağız ya da aşı olacağız. Bir kişi, çok özel bir durum nedeniyle aşı olmayacağını söylüyorsa maske, mesafe ve hijyen kurallarına titizlikle uymasını öneriyoruz. Aşı olanlar da hemen ‘eski yaşantıma döneyim’ dememeli çünkü aşı yüzde 100 korumayabilir. Ne kadar süre koruyucu olacağı da henüz belli değil. Aşı olduğunuzda korunma düşük filtredeyse yeniden hastalanma ihtimaliniz var. Bu nedenle aşı da olsanız tedbirlere bir süre daha devam etmeniz lazım.”

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı