Kanserle Mücadele Kapsamında Alınan Önlemler Dahilinde Kanser Hastalarına Aşı Önceliği Çağrısı
Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Kanserle Mücadele Kapsamında Alınan Önlemler Dahilinde Kanser Hastalarına Aşı Önceliği Çağrısı

SAĞLIK

4 Şubat 2021 Perşembe 10:45:04

Son Güncelleme: 04/02/2021 10:46:15

Kanserle Mücadele Kapsamında Alınan Önlemler Dahilinde Kanser Hastalarına Aşı Önceliği Çağrısı

Covid-19 tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor. Ancak koranavirüsün yanı sıra çağımızın önemli hastalıklarından biri olan kanser de her geçen gün artmaya devam ediyor. Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), Kovid-19 bulaşması ve Kovid-19’a bağlı ölüm riski açısından en riskli grupta bulunması nedeniyle kanser hastalarının aşılama takviminde öncelikli grup içinde yer alması çağrısını yaptı.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın açıkladığı 2020 yılı istatistiklerine dikkat çekti. Araştırmaya göre 19.3 milyon hastaya yeni kanser tanısı konulduğu ve 10 milyon kansere bağlı ölüm olduğu aktarılırken dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türlerini “meme”, “akciğer” ve “bağırsak” kanserleri olarak kaydedildi. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Yavuz Anacak da Türkiye’de her yıl 210 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu ve maalesef 116 bin vatandaşın kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Aşılama takviminde kanser hastalarının mutlaka öncelikli grup içinde olmaları istendi.

“GEÇ YAŞTA ÇOCUK SAHİBİ OLUNMASI MEME KANSERİNİ ARTIRABİLİYOR”

Sağlıklı yaşam biçiminin, diğer hastalıklardan koruduğu gibi kanserden de koruduğuna dikkat çeken Turhal, çok yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak, daha sağlıklı olmak için ideal kiloya yakın olmak, hareketli bir hayat sürmek gerektiğini belirtti.

Turhal, dünyada her 5 insandan birinin yaşamı boyunca kansere yakalandığına, 8 erkekten ve 11 kadından birinin kanser sebebiyle hayatını kaybettiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: “2020 yılında ilk defa meme kanserinin yüzde 11,7 ile dünyada en sık rastlanan kanser türü olduğu ve her 8 vakadan birinin meme kanseri olduğu açıklanmıştır. Türkiye’deki kanser görülme oranı aslında dünyadaki kanser ortalamasının altında yer almaktadır. Türkiye, gelişmiş batı ülkelerinden ve ABD’den düşük bir ortalamaya sahiptir. Kanser genel olarak yaş ortalaması artan bir hastalıktır. Tüm kanserler için ortalama yaş 55-60 arasındadır. Meme kanseri artışındaki ana sebepler arasında daha geç yaşta çocuk sahibi olunması, daha az çocuk doğurulması, artan obezite ve hareketsiz yaşam olduğu düşünülmektedir. Mevcut trend korunursa 2040 yılında yüzde 47 artışla 28,4 milyon kişiye yeni kanser tanısı konulacağı hesaplanmaktadır. Bu artıştan en çok etkilenecek ülkelerin ise düşük ve orta insani gelişmişlik grubundaki ülkeler olması öngörülmektedir.”

“İMMÜNOTERAPİ 1. BASAMAKTA”

Kanserin tüm dünyada artığını ancak artık pek çok kanser türünün tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Serdar Turhal, kanserin erken teşhis edildiğinde yüzde 90’a yakın oranda olumlu sonuç alınabildiğini açıkladı.

Doğrudan kanserli hücreyi yok etmeye yönelik ilaçların gelişmesiyle özellikle son 10 yılda kanser tedavisinde “immünoterapi/ immünoonkoloji” uygulandığına değinen Turhal, başta akciğer, baş-boyun, böbrek tümörleri, deri kanseri, mesane kanseri olmak üzere pek çok kanser türünde birinci basamakta veya tedavi seçeneklerini tüketen hastalarda kurtarıcı tedavi olarak immünoterapinin, tıbbi onkologların elinde en güçlü silah olarak yer aldığını anlattı.

“PANDEMİ KANSERDE ERKEN TANIYI GECİKTİRİYOR”

Hastaların pandemi sebebiyle hastaneye gitmekten korktuğunu, buna bağlı olarak da kanserde erken tanının geciktiğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Turhal, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Kronik hastalıkları ve çeşitli sağlık problemleri olan pek çok birey, hastaneye gittiğinde koronavirüse yakalanabileceği endişesiyle evde kalmaya devam ederek sorunu ertelemeye çalışmaktadır. Ancak virüsten korunmak isterken, özellikle kanser gibi erken tanının çok önemli olduğu hastalıklarda geç kalınması ve tanı sonrası tedavi süreçlerinin aksatılması da hayati risklere yol açabilmektedir. Hastalık şüphesi olanlar ve hastalar hastaneye gitmekten çekinmemelidirler. Hastanelerde maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmekte, her hastadan sonra kullanılan aletler sterilize edilmektedir. Hastalar kendi hijyen kurallarına dikkat ederek hastaneye mutlaka başvurmalıdır.”

“AŞILAMADA ÖNCELİK VERİLMELİ”

Dünya Kanser Günü’nün Kovid-19 pandemisinin gölgesinde geçirildiğini belirten Prof. Dr. Anacak, yetkililere kanser hastalarına aşılama takviminde öncelik verilmesi çağrısı yaptı.

Ayrıca kanser hastaları hem Kovid-19 bulaşması hem de Kovid-19’a bağlı ölüm riski açısından en riskli grupta bulunduğunu ifade eden Anacak, “Aşılama takviminde kanser hastaları mutlaka öncelikli grup içinde olmalıdır. Elimizdeki verilere göre bir kanser hastasının Kovid pozitif olması durumunda ölüm riski yüzde 5-10 civarındadır. Genel durumu iyi olan her hastaya olduğu gibi kanser hastasına da aşı yapılması önerilmektedir. Evre ile ilgili bir kısıtlama da yoktur, her evrede bu aşılar yapılabilmektedir.

Kovid-19 virüsü kanserli hastaları diğer tüm toplum kesimlerinden daha fazla risk altına sokuyor. Tanıya yönelik girişimsel işlemler, tedavi için cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi uygulamaları sırasında sağlık personeli ve diğer hastalar ile yakın temas da kanser hastalarını Kovid-19 enfeksiyonuna karşı riskli hale getirmektedir. Kovid-19 ile bulaşma şansızlığını yaşayan hastalar da bir yandan kanser ile mücadele ederken öte yandan Kovid-19’u atlatmaya çalışıyorlar. Kanser hastalarında Kovid-19’a bağlı ölüm oranları diğer tüm gruplardan daha yüksek. Kovid-19 için en yüksek riskli grupta olan kanser hastalarının aşılama takviminde öncelikli olması zorunludur” diye vurguladı.

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı