Dikkat! Uzmanlar Uyardı: Her 10 Kadından Birinde Polikistik Over Sendromu Görülüyor
Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Dikkat! Uzmanlar Uyardı: Her 10 Kadından Birinde Polikistik Over Sendromu Görülüyor

SAĞLIK

27 Ocak 2021 Çarşamba 11:29:08

Dikkat! Uzmanlar Uyardı: Her 10 Kadından Birinde Polikistik Over Sendromu Görülüyor

Çoğu insanın adını bile daha duymadığı hastalıklar tehlike saçmaya devam ediyor. Bunlardan birisi de üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülen polikistik over sendromu (PKOS)’dur. PKOS hormonal, metabolik ve üreme sağlığı üzerine olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulanık, kadınların korkulu rüyası olan bu hastalıkla ilgili, “Kadınlarda infertilitenin (kısırlık) en sık nedenidir. Adet düzensizliği, tüylenme artışı, kilo artışı ve sivilcelenme yaşayanlar uzmana başvurmalı” diyerek uyarıda bulundu.

Polikistik over sendromu ile ilgili bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulanık, adet düzensizliği ve aşırı tüylenmeye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlarda infertilitenin en sık nedeni olan PKOS’lu hastaların başvuru şikayetleri adet düzensizliği, tüylenme artışı, kilo artışı ve sivilcelenmedir. Yaşamın ilerleyen dönemlerinde ise diyabet, hipertansiyon, rahim kanseri, karaciğer yağlanması, metabolik sendrom, obezite ve depresyona neden olabilmektedir” dedi.

VÜCUTTAKİ TÜM DOKULARI ETKİLEYEREK ONLARI TAHRİP EDİYOR

Bulanık, hormon yükü ve insülin direncinin kilo alımına neden olduğunu ifade ederek bu durumu,“Hastalığın hasar yapıcı etkisinde temel mekanizma kronik anovulasyon yani yumurtlayamamadır. Her ay düzenli yumurtlama ve adet görebilme için hipofiz bezi ve overyan hormonların belli bir ritmde salınması gerekmektedir. PKOS’lu hastalarda bu ritm bozulmuştur. Hormonal dengesizlikler sonucu androjenik (erkek tipi) hormon düzeyleri artar, insülin reseptörleri bozulur ve direnç gelişir. Bu durum her ay yumurtalıklardan tüplere yumurtanın geçişini bozar ve anovulasyon meydana gelir. Artmış androjenik hormon yükü ve insülin direnci kilo alımına neden olur. Bu sonuç da vücuttaki tüm doku ve organları etkileyerek tahribata neden olur” diye açıkladı.

GENETİK VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER ETKİLİ

Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulanık, hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığını vurgulayarak “PKOS ailevi yatkınlık göstermektedir ve bazı genler suçlanmaktadır. Çevresel faktörler ise genetik bir yatkınlık var ise etki göstermektedir. Obezite bu anlamda en önemli çevresel risk faktörüdür. Hastalığın kendisi zaten insülin direncine neden olurken ek olarak obezitenin yol açtığı direnç hastalığın şiddetini artırmaktadır” dedi.

HASTALIĞIN TANISI NASIL KONULUYOR

Bulanık, hastalığın tanısıyla alakalı, “Adet gecikmesi, tüylenme artışı, 1 yıl korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması, kilo artışı, sivilcelenme, erkek tipi saç dökülme gibi durumlarda mutlaka kadın doğum muayenesi yapılmalı. Tanı, adetin 3’üncü gününde yapılan hormon testleri ve ultrasonda yumurtalıkların polikistik yapıda gözlenmesi ile konur” dedi.

“Polikistik over sendromunun kendisi değil fakat neden olduğu obezite ve insülin rezistansına bağlı kronik anovulasyon kısırlığa neden olmaktadır” diyen Bulanık, sözlerine şu şeklide devam etti: “Hatta kadınlarda en sık infertilite nedenidir. Basitçe söylemek gerekirse, diyet ve egzersiz ile kilo verildiği durumlarda bile bu döngü kırılarak doğurganlık artmaktadır. Bunun yanı sıra kilo verilmesi için ya da yumurtlama sağlayıcı ilaçlar kullanabilmekteyiz.”

İNSÜLİN REZİSTANSI AZALTILARAK HORMONAL DENGE SAĞLANMALI

Hasta her ne şikayet ile gelirse gelsin ilk amaçlarının insülin rezistansını azaltarak hormonal dengeyi fizyolojik sınırlar içerisinde tutmak olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulanık, “Böylece adetler düzenlenecek, tüylenme artışı gerileyecek, doğurganlık oluşacak ve uzun dönemli görülen diyabet, kalp hastalığı riskimiz ortadan kalkacaktır. Bu anlamda düşük kalorili diyet, orta seviyede egzersiz ve yaşam tarzı modifikasyonu ilk önerilendir. Eğer hastanın gebelik istemi yok ise, uygun hastalarda ilk tercih en az 6 ay doğum kontrol ilacı olmaktadır. Eşlik eden obezite ya da insülin direnci varlığında ise şeker hastalarında da kullanılan ilaç ek olarak kullanabilmekteyiz” diye ifade etti.

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı