Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Bağışıklık Sistemimizin Düşmanları

SAĞLIK

8 Şubat 2020 Cumartesi 15:38:17

Bağışıklık Sistemimizin Düşmanları

Vücudumuzu dış etkenlerden yahut bazen de kendi içerisinde çoğalan/üretilen tehlikeli unsurlardan korumak için bir savunma mekanızması olarak, bağışıklık sistemimiz yaratılmıştır.

Vücudumuzu dış etkenlerden yahut bazen de kendi içerisinde çoğalan/üretilen tehlikeli unsurlardan korumak için bir savunma mekanızması olarak, bağışıklık sistemimiz yaratılmıştır. Stres ve kaygı bozukluğunun ilk etkilediği sistemdir. Öyle ki; bağışıklık sistemimiz, vücudumuzdaki gerekli enerjinin %50’sinden fazlasını kullanır. Yani aslında bu haliyle bağışıklık sistemi; bizden çok fazla enerji talebinde bulunmaktadır.

Büyük bir kudret eseri olan insanın; bir fabrika gibi işleyen, herşeye hazırlıklı, mükemmel teçhizata sahip olan bedeni ve kimyası tam tekmil yaratılmıştır. Buna rağmen; ufacık bir mikroba, dışarıdan içeriye giren bir “yabancı”ya tahammülü yoktur. Örneğin; sigara, bağışıklığın en büyük düşmanlarındandır. Sigara yaklaşık 30 kadar dokuya zarar vermekte, olumsuz etkilemektedir. Üst solunum yolları, kulak-burun-boğaz rahatsızlıkları, mide-bağırsak kanamaları ve kanserleri, gırtlak kanseri, akciğer kanseri, genital organ kanserleri, kalp krizleri, damar tıkanıklıkları, cilt kanseri gibi birçok kanser ve yaşam kalitesini düşüren, hayatî risk oluşturabilecek hastalıklara sebep olmaktadır.

Dış Mihraklar

Yediğimiz gıdalar, soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve kimimizdeki genetik yatkınlık veya bozukluklar da, bağışıklık sistemimizi tehdit eden diğer etkenlerdendir. Tüketilen paketli gıdalar, fıtrîliği bozulmuş meyve ve sebzeler, yıllar geçtikçe artan çevre kirliliği gibi sebepler hayatımızı tehdit etse de; herkesin bedeninin bu faktörleri tolere etme kapasitesi farklıdır. Dedeniz 80 yaşına gelmiş, hayatı boyunca belli dünya telâşlarıyla hemhâl olmuş ve 15 yaşından beri de -yani yaklaşık 65 yıldır- sigara içip, 70’li yıllardan bu yana da; “zeytinyağlı yiyemem aman” diyerek “margarin yeme furyası”na katılmış birisiyken, halâ sapasağlam bir şekilde hayatına devam ediyor olabilir. Yan komşunuzun kızı; ömrünün baharında, içki-sigara-gece hayatı olmayan, spor yapan ve sağlıklı beslenen birisiyken, gencecik yaşında kansere yakalanmış olabilir. Böyle örnekleri hepimiz çevremizde görmüş ya da duymuşuzdur. Bu noktada şunu bilmeliyiz ki genetik, çok şeydir. Belki de her şeydir.

Saydığımız tüm bu bağışıklık sistemimizi zayıflatan ve baskılayan etkenlerden bir diğeri de, uykudur. Yapılan bilimsel çalışmalarda, uykusuz kalmanın, vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığı sonucuna varılmıştır. Sağlıklı bir bedene ve dinç bir zihne sahip olmak için 6 saatten az uyunmaması gerektiği biliniyor. Fakat insan bedeninin biyolojik ritmi, 22:00 ile 03:00 arasında uykuda olmaya programlanmıştır. Melatonin hormonunun en üst seviyelerde olduğu bu saatlerde uykuda olmak; bilinen en güçlü antioksidan yani melatonin hormonundan faydalanmamızı sağlar. Bu yüzden gündüz uyumak, asla gece uykusunun verdiği şifayı vermez.

Yaşamı tehdit edecek etkenler, genelde dışarıdan vücuda giren maddeler, hücrelerdir. Katkı maddeleri, kimyasal maddeler, virüsler gibi… (Kanserlerin büyük bir kısmı da virütiktir.) Ancak bazen bağışıklık sisteminin; vücudun kendi organ, hücre ya da dokularına saldırması durumuna sebebiyet veren “otoimmün hastalık” olarak tanımlanan, içeride başlayan hücre hasarı söz konusudur.

Orduyu Güçlendirmek

Yani aslında genel olarak; savunma mekanizmamızdaki askerler güç kaybettiğinde, iç ve dış, yeni ve eski, belki hep var olan ama pusuda bekleyen düşmanlara karşı oldukça zayıf ve yetersiz kalacaktır. Amaç; kalenin duvarlarını büyütüp korunaklı hale getirmek değil, savaşçı orduyu güçlendirmektir. Zira mikrop her şekilde her an vücuda girer. Kaliteli beslenip, zararlı alışkanlıklardan uzak durup, iyi bir uyku ve düzenli yapılan ortalama bir sporla, vücudumuzdaki kaliteli antikorları geliştirebiliriz.

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

Yeni Haberler

Yukarı