Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Naci Görür: İstanbul’da Minimum 7.3 Deprem Olacak! Şakası Yok Ciddiye Alan da Yok

GÜNDEM

29 Haziran 2020 Pazartesi 13:18:59

Naci Görür: İstanbul’da Minimum 7.3 Deprem Olacak! Şakası Yok Ciddiye Alan da Yok

Elazığ depreminde uyaran ve önceden bilen Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür önemli açıklamalarda bulundu. Naci Görür, Büyük İstanbul Depremi ile ilgili ne tarih verdi? Büyük İstanbul depremi 2020 ne zaman olacak? Naci Görür İBB’nin yayınladığı deprem raporu için iyimser diyerek ben olsam yayınlamazdım dedi.

Elazığ depreminde uyaran ve önceden bilen Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür önemli açıklamalarda bulundu. Naci Görür, Büyük İstanbul Depremi ile ilgili ne tarih verdi? Büyük İstanbul depremi 2020 ne zaman olacak? Naci Görür İBB’nin yayınladığı deprem raporu için iyimser diyerek ben olsam yayınlamazdım dedi.

Son günlerde ardı ardına ülkemiz sallandı. Korkulan ise beklenen büyük İstanbul depremi! İstanbul Depremi’ne dair felaket senaryoları için profesörler yıllardır uyarıda bulundu anacak ne vatandaşlar ne hükümet ciddiye almadı. Prof. Dr. Naci Görür konuyla ilgili önemli bir röportaj verdi.

Prof. Dr. Naci Görür’ün Cumhuriyet’e verdiği röportajdan önemli başlıklar şu şekilde;

– Hükümetler de halkın verdiği önem kadar bu işe önem veriyorlar. Halkımızın kendi can ve mal güvenliği konusunda belirli bir hassasiyeti yok. Öyle olunca hükümetler de o konuya yoğunlaşmıyor. Büyük depremlerde insan kayıpları, acılı bir atmosfer oluca deprem akıllarına geliyor, bir takım şeyler yapacakları söylüyorlar birkaç ay sonra unutuluyor.

– Şimdi sokakta kimi yakalasalar, müteahhitlik işini canlandırmak için “Gel sana kredi verelim” diyorlar. Yapsınlar, canlandırsınlar, aferin ama bu konuya kafa yoran bir insan olarak içimden şu geçiyor: “Ya benim aziz devletim, ey benim güzel hükümetim, niye insanlar yıllardır bu depremi beklerken aynı duyarlılığı, aynı bankaları seferber edip, evi göçük haline gelecek insanlara tespit yapıp, sana kredi vereceğiz demiyorsunuz, neden?” Depremi konuşmayalım, deprem su üstüne çıkmasın diye… Deprem olduktan sonra oraya gidecek, evini yapacak, aş verecek, çadır götürecek, yardımlar yapacak, oradaki insanların da gönlünü kazanacak.

HALKIMIZDA HESAP SORMA BİLİNCİ YOK

Afete uğrayan insan da  şunu demiyor: “Biz ölmeden neredeydiniz?” Halkta da o bilinç yok. Bizim yöneticilerimiz afet yönetimine talip olduğu için risk yönetiminin konuşulmasını istemiyor. Bilim adamlarına sorun, dikkat çektikleri şeyleri yaparsanız depremi durduramazsınız ama zararını azaltırsınız. 10 bin can kaybı vereceğinize belki 100’e indirirsiniz. Peki bu en büyük proje değil midir, niye yapmıyorsunuz, çünkü bu, uzun soluklu, disiplinli, bilimsel yöntemlerle ülkenin belirli katma değerini bu işe verip, bir takım yerleşim alanlarını deprem güvenli hale dönüştürme işidir. Çetrefil bir iştir. Kısa zamanda ne bütçeniz ne siyasi ömrünüz yeter. Dolayısıyla politikacılar, böyle büyük bir işin içine girmek yerine dört yılını sekiz yıla çıkarmak için, cilalı bir takım kolay işleri yaparak, meydanlardan nutuk atarak halkı bir atmosferin içine sokarak siyaset yapmayı yeğliyor.

DEPREM SONRASI ORDU HAZIRLIK MI?

– İstanbul’da ordu, emir komuta zinciri içinde, bilimsel yöntemlerle depreme hazırlanmıştı. Ambulans nereden geçecek, hangi yollar kesilecek, nerede toplanılacak gibi sürekli tatbikat halindeydi. Naci Görür olarak tek güvencem planlı bir koordinasyon gelirse ordudan geleceğidir. Öbür türlüsünden kuşkum var. Ancak şu an ne durumdadır?

KANAL İSTANBUL YAPILMAMALI

– Kanal İstanbul ile ilgili bir kitap yazıldı. İBB basıyor, bugünlerde çıkar. Çok disiplinli bir kitap. Değişik bilim adamlarının bir araya gelerek yazdığı kitabın editörlerinden biri de benim. Bir kere depremden bağımsız Kanal İstanbul yapılmamalı. Jeolojik açıdan son derece sakıncalı, tehlikeli, İstanbul’un başında Demokles’in Kılıcı gibi problem çıkartacak, korku içinde yaşamamıza neden olacak bir proje.

İBB’NİN RAPORUNU İYİMSER ARKADAŞLAR HAZIRLAMIŞ

– Mesela İBB’nin yayınladığı deprem raporu var. Ben olsaydım yayınlamazdım. Kaldı ki ben de İBB’nin bilim kurulu üyesiyim. Ama biz seçilmeden bu yayınlanmış oldu. Çok iyimser arkadaşlarımız tarafından yapılmış olmalı. İnşallah onlar haklı çıkar, ben haksız çıkarım ama onların dediği gibi olmayacağından eminim.

Basit bir hesap: 1 milyon 600 bin bina var. İstanbul’da bütün ölümlü vakaları gel yüzde 1’e indirelim. Yüzde 99’unda insanların burnu kanamasın. 16 bin bina yapar. Her bina 4 katlı olsun, 64 bin kat demektir. Her kata iki daire koy 128 bin daire… Her daireye 4 kişi koy, 400 binleri geçiyor mu? Yüzde 1 fazla oldu hocam de, gel bunu yüzde 0,25’e indirelim… 100 bin… Bu rapora bakarsan bütün İstanbul’da can kaybı 14 bin oluyor. Doğru değil.

 

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler

Yeni Haberler

Yukarı