Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Verdi! Aracı Olan Herkesi Yakından İlgilendiren Gelişme! Binlerce Kişiyi Sevindirecek 'İptal' Kararı!
Bizimle iletişime geç
Haberlerim

Haberlerim

Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Verdi! Aracı Olan Herkesi Yakından İlgilendiren Gelişme! Binlerce Kişiyi Sevindirecek ‘İptal’ Kararı!

FİNANS

13 Şubat 2021 Cumartesi 22:27:18

Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Verdi! Aracı Olan Herkesi Yakından İlgilendiren Gelişme! Binlerce Kişiyi Sevindirecek ‘İptal’ Kararı!

Alınan son dakika haberine göre milyonlarca otomobil sahibini yakından ilgilendiren yeni bir karar verildi. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı binlerce vatandaşımızı sevindirecek. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar kapsamında trafik kazası yaşayan vatandaşların otomobilde oluşan hasara yönelik değer kaybı tazminatları tekrar düzenlenecek. Daha önceden mevzuat gereğince ‘Genel Şartlar’ kural olarak belirleyici oluyordu.

Sigortalı vatandaşların aleyhine bu hükmü Anayasa Mahkemesi, 90 ve 92’nci maddeleri oy birliği ile iptal edildi. Bu kararı değerlendiren Avukat Ali Alper Tüfekçi, “Bu sayede sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğu birey lehine karara bağlandı. Bu gerçek zarar hesaplamasında çok önemli bir karar olarak ön plana çıkıyor. Vatandaşlarımız sigorta hukukunda uzman avukatlar aracılığıyla haklarını böylelikle arayacaklar” ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Aldı

Bu kararla birlikte ayrıca daha önceden yüksek kilometreli araçlarda göz önüne alınmayan değer kaybının artık dikkate alınacağını ifade eden Avukat Tüfekçi, “Vatandaş lehine karara bağlanan bu kararda kilometre sebebiyle oluşan değer kaybı artık dikkate alınacak. Bir başka örnekle ise trafik kazasında vefat eden kişilerin desteğinden yoksun kalan kişilerin tazminat hakları konusu. Bu düzenlemeyle artık destekten yoksun kalan vatandaşlar sigorta şirketlerinden daha fazla tazminat isteyecek. Bu karar aynı zamanda açılan ve süren davalara da uygunabilecek” dedi.

Anayasa’ya Aykırı Bulunarak İptal Edilmişti

Diğer bir taraftan AYM, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu mali sorumluluk sigortasını konu edinen maddelerdeki ‘genel şartlar2 ibaresi ile ilgili kuralları Anayasa’ya aykırı bularak iptaline karar kılmıştı. Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) ile, motorlu taşıtın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararda meydana gelecek tazminatın sigorta teminatı limiti dahilinde ödenmesinin teminat altına aldığını anımsatan AYM, itiraz konusu kurallarının sigorta şirketinin bu borcunun çerçevesinin ne şekilde planlanacağını düzenlediğine dikkat çekti.

İtiraz hususu kurallarda sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden meydana gelen sorumluluğun çerçevesinin düzenlenmediği ve bu çerçevenin idarenin düzenleyici nitelikte işlemi bulunan ‘genel şartlar’ ile belirlendiği ifade edilirken, gerekçeli kararda “Bu sayede sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden oluşacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirebilir nitelikteki kurallar yani genel şartlara göre belirlenecektir.

Borcun kapsamının tespit edilmesi durumunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda planlanmadığı, idareye geniş bir takdir yetkisinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibar ile sözleşmenin içeriğine ilişkin sınırlama öngören kurallar kanunicilik ölçütü açısından Anayasa’nın 13 ve 48’inci maddelerine aykırıdır” denildi.

Değerlendirilmesi Gerektiği İşaret Edildi

Mahkeme, itiraz konusu kurallarının, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketlerinin yanında motorlu taşıt işletilmesi nedeniyle zarara uğrama riskiyle karşı karşıya kalan üçüncü bireylerin menfaatleri arasındaki dengenin göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini işaret etmişti. Sigorta şirketinin borcunun kapsamının, itiraz konusu kurallarda atıf gerçekleştirilen genel koşullarda belirlendiğini ifade eden AYM, “Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına neden olabileceği gibi aksi durumlar da söz konusu olabilecektir” tespitinde bulundu.

Gerekçesi bulunan kararda, 6098 sayılı kanuna göre zarar olarak nitelendirilen durumların genel koşullarda zarar olarak nitelendirilmemiş olması durumunda, işleten kişinin tazminat borcunun kapsamı ile sigorta şirketinin bu borcu teminat altına alması gereken tazminat sorumluluğunun çerçevesinin farklı olacağına değinilerek “Bu hususun ise gerçek zararın giderilmemesine neden olacağı, dolayısıyla da işleten ile zarar gören kişi aleyhine sonuç doğuracağı ortadadır.” denmişti.

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı