Bitcoin'in Başında Kim Var? Bitcoin Kimin? Bitcoin'i Kim Yönetiyor! Büyük Sır Çözüldü

Bitcoin'in Başında Kim Var? Bitcoin Kimin? Bitcoin'i Kim Yönetiyor! Büyük Sır Çözüldü
YAYIN TARİHİ: 30.12.2021 11:55:00

Satoshi Nakamoto, Bitcoin'in yaratıcısı olarak tanınan birey ya da kümelerin kullandığı isimdir. Bu programın bir parçası olarak aynı vakitte ilk blok zinciri veritabanını tasarlamış, Aralık 2010'a kadar Bitcoin'i geliştirmeye devam etmiştir. Peki Bitcoin'in başında kim var? Bitcoin kimin? Bitcoin'i kim yönetiyor!

Kim bulunduğu hâlâ bilinmeyen Nakamoto'nun, 5 Nisan 1975 doğumlu Japonya'da yaşam sürdüren bir adam bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak meydana atılan iddiaların fazlası Nakamoto'nun, Amerika ya da Avrupa'da yaşam sürdüren, Japon asıllı olmayan, kriptografi (şifreleme) uzmanı ve bilgisayar bilimcilerinden biri bulunduğu yönündedir. Satoshi Nakamoto'nun aşağı yukarı 1 milyon adet Bitcoin'e sahip bulunduğu ön görü ediliyor. Bu rakam, Bitcoin'in bütün zamanların en yüksek civarını gördüğü 30 Aralık 2021 fiyatı baz alındığında aşağı yukarı 68.744 milyar dolara tekabül ediyor. Peki Bitcoin'in başında kim var? Bitcoin kimin? Bitcoin'i kim yönetiyor! 

BİTCOİN NASIL ORTAYA ÇIKTI? 


Çalışmasına 2007 senesinde düzenin kodlarını aratarak başlayan Nakamoto, 2008'in Ekim ayında metzdowd.com isimli sitede bir makale yayımladı. Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System isimli makalede, elektronik para birimi olarak adlandırdığı bitcoin'i anlattı. Ocak 2009'da bitcoin ağını başlatan, kripto para biriminin ilk adımlarının atıldığı bitcoin makalesini yayınladı. 9 Ocak 2009'da ise makalenin düzenlenmiş versiyonu Bitcoin 0.1'i yayınladı.

Nakamoto doğrultusundan alınan Bitcoin.org alan adı ”Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” isimli makale yayımlanmadan aşağı yukarı 3 ay evvel anonim domain, hosting ve e-posta hizmeti veren bir site aracılığı ile kaydedildi. Bitcoin.org alan adı, Satoshi’nin ortadan kaybolmasından sonra ikinci Bitcoin geliştiricisi olan Sirius kullanıcı isimli Martti Malmi doğrultusundan yönetilmektedir.

Nakamoto, 2010'un ortalarına kadar başka makalelımcılarla eş güdümlü bitcoin makalelımını geliştirmeye devam etti. Bu dönemde kaynak kodu deposu ve ağ ikaz anahtarını Gavin Andresen'e,[3] bitcoin ile temaslı birkaç alan ismini ise Bitcoin topluluğunun önde gelen birtakım üyelerine teslim etti ve kurduğu projeden ayrıldı. Ayrılmadan kısa bir vakit evvel ise kaynak kodundaki bütün farkılıkları kendisi yaptı.

Bitcoin’in yaratıcısının ile ilgili bilinmeyen çoğu nokta bulunmaktadır. Bu noktalardan birisi de Bitcoin’i oluştururken ve geliştirirken hangi işletim düzenini kullandığıdır. 2010 seneının ilk haftalarında Bitcoin ağının bir parçası durumuna gelen ve aşağı yukarı bir sene vaktince Satoshi Nakamoto ile eş güdümlü çalışan Bitcoin geliştiricisi Laszlo Hanyecz, Mayıs 2020'de bu soruya açıklık getirmiş ve Nakamotu'nun Windows işletim düzenini kullandığını söylemiştir.

BİTCOİN'İ KİM YÖNETİYOR?


Bitcoin medyanın ilgisini ilk çektiğinde ve sonraki yıllar süresince haber kuruluşları hatalı bir şekilde bir “Bitcoin yönetim kurulu başkanı”ndan bahsettiler.

Örneğin, Bitcoin borsası First Meta’nın yönetim kurulu başkanı Autumn Radtke intihar ettiğinde New York Daily News bunu “Bitcoin’in yönetim kurulu başkanı intihar etti” şeklinde duyurdu.

Satoshi Nakamoto 2008'de Bitcoin’i faaliyete geçirdiğinde, diğer hiçbir organizmaya benzemeyen, yaşayan, büyüyen ve gelişen bağımsız bir varlık doğurmuş oldu. İyi bir ebeveyn gibi Nakamoto yanından ayrılmayıp Bitcoin’e rehberlik etti ama ortadan kaybolduğunda, Bitcoin geride kaldı.

BitcoinTalk forumlarındaki son yazısıyla Nakamoto baş geliştirici statüsünü Gavin Andresen’e (@gavinandresen) transfer etti. Bu unvan Andresen’in her şeyin başında olduğu anlamına gelmiyor.

Bitcoin’i doğrudan etkileyebilen tek bir şey var: kod. Andresen’e ve daha sonra yerini alan Wladimir van der Laan’a (Twitter hesabı bu olabilir, emin değilim @orionwl) kod üzerinde kontrol verildi ama yaptığı değişiklikler topluluğun büyük bir kesimi tarafından benimsenmek zorunda değil ve benimsenmezlerse, muhtemelen unutulurlar.

Farklı rolleri sebebiyle Bitcoin endüstrisinde etkili birkaç grup var. Para birimini kullananlar (sıradan Bitcoin kullanıcıları), ağın işlemesini sağlayanlar (madenciler), Bitcoin’le ilgili hizmet sunanlar (Bitcoin hizmetleri sunan kuruluşlar ve web siteleri), Bitcoin’in kodunu devam ettirenler (geliştiriciler) ve kodu devam ettirmeleri için geliştiricilere para ödeyen insanlar, hepsinin Bitcoin’in gidişatı üzerinde etkisi var.

“Bitcoin’i kim yönetiyor?” sorusuna Bitcoin savunucularının verdiği en popüler yanıt ‘topluluk’ olur. Topluluğun büyük bir etkisi var. Bu terim genellikle, harcama ya da yatırım amaçlı Bitcoin kullanan insanlardan bahsederken kullanılıyor.

Başka bir zincir ya da paraya geçerlerse, endüstrinin geri kalanı onları takip eder. Ancak, elbette topluluk görüşleri konusunda birleşmiş değil, o nedenle, rağbet görmeyen bir değişikliği önlemek dışında, herhangi bir gerçek yönlendirme ya da değişikliğin bu alandan gelmesi pek olası değil.

Bu arada, işlerin yürümesini sağlayan insan grubu madenciler. Madenciler blokzincirdeki işlemleri doğrulamazlarsa, her şey aniden durur. Bu grup Bitcoin topluluğundan biraz daha birleşmiş durumda, çünkü bütün üyeler aynı şeyi istiyorlar: Bitcoin madenciliğinin mümkün olduğunca kârlı olmasını.

Ama genel topluluk gibi, madenciler de dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdalar ve ağın hash gücünün büyük bir bölümü Çin’den çıkıyor. Belirli sorunlar ya da değişiklikler hakkında ne düşündüklerini anlamak zor. Yine de, Bitcoin’de büyük bir potansiyel güç yapısını temsil ediyorlar. Anahtarlar onların elinde değil, ama anahtarları onlardan başka çevirebilecek kimse yok.

Her endüstride olduğu gibi, şirketler güçlerine bağlı olarak nüfuz sahibi olabilirler. Coinbase, Bitstamp, Circle ya da Blockchain.info gibi şirketlerin devasa kullanıcı temelleri var ve onlar nereye giderse, endüstri de oraya gitmeye meyilli. Ama Bitcoin’i ‘yönettiklerini’ ya da ondan sorumlu olduklarını söylemek Apple ya da Samsung’un cep telefonu endüstrisinden sorumlu olduklarını söylemek gibi olur. Trendleri belirliyorlar ama standartları zorla kabul ettirmiyorlar. Öyleyse, geriye Bitcoin ekosistemindeki en etkili ve güçlü iki grup kaldı: geliştiriciler ve geliştiricilere para ödeyen gruplar.

Gavin Andresen ve Wladimir van der Laan, Bitcoin’in çekirdek geliştiricileri arasında en öne çıkanlar. Bitcoin dünyasındaki en etkili kişiler oldukları söylenebilir ama Bitcoin onlar olmadan da devam edebilir.

Bütün açık kaynak projelerinde olduğu gibi, Bitcoin kodu en nihayetinde tek bir kişi tarafından kontrol ediliyor. Andresen 2014'ün başında van der Laan’dan GitHub sayfasının anahtarını aldığından beri bu konumda.

Ancak bu onun bütün kontrole sahip olduğu anlamına gelmiyor, çünkü herkes her an kodu yayıp kopyalar ve Bitcoin madencileri ile kullanıcıların bu yeni versiyona (fork) geçmelerini sağlayabilirse kabul gören o olur.


Van der Laan Bitcoin’in çekirdek koduna yapılan değişikliklerin bütün kontrolünü elinde bulundursa da topluluğun bu değişiklikleri desteklemesine bağlı. Çekirdek geliştiricilerin, en azından tam zamanlı çalışanların, ücretsiz çalışmadıkları göz önünde bulundurulmalı. Teorik olarak, ücretleri Bitcoin kullanıcıları tarafından ödenmelidir, ama çekirdek geliştiricilere yapılan bağışlar hiç etkileyici değil ve bunun yerine geliştiriciler farklı şekillerde destekleniyorlar.

Andresen ve diğer çekirdek geliştiricilerin maaşları daha önce, kendisini Bitcoin’in benimsenmesi, kabul görmesi ve gelişiminin sürmesine adayan ticari bir grup olan Bitcoin Vakfı tarafindan ödeniyordu. 2013'te ve 2014 başlarındaki hareketli günlerde, Bitcoin Vakfı kendini para içinde yüzerken buldu. Daha önce yapılan küçük bağışlar Bitcoin’in değerindeki artış sayesinde fazlasıyla takdir gördü.

Ancak o noktada, Bitcoin Vakfı skandallarla çalkalanıyordu. 2013'ün sonunda Mt. Gox fiyaskosu son sürat devam ediyordu ve eski Bitcoin Vakfı yönetim kurulu başkanı Mark Karpeles hâlâ vakfın yöntem kurulundaydı.
O sıralar raporlar, şirketi yanıp kül olurken Karpeles’in umursamaz bir tavrı olduğuna işaret ediyordu ve vakıftan ayrılması çin teşvik edilmesi gerekti.

Neredeyse evrensel olarak nefret edilen yönetim kurulu başkanı geri çekildikten kısa bir süre sonra, Bitcoin Vakfı yönetim kurulu üyesi ve Bitlnstant’ın yönetim kurulu başkanı Charlie Shrem tutuklandı.

2014’ün ortalarında Bitcoin Vakfı’nı “gerçekten” destekleyen birini bulmak zordu. Skandallar vakfın imajına büyük zarar vermişti ve Bitcoin çekirdek kodu gelişiminin merkezileştirilmesine dair endişeler artıyordu.
Endişenin sebebi kod geliştirme sürecinin ağırlıklı olarak vakıf tarafından finanse edilmesiydi. Bunun suistimal edilmesi istenmiyordu.

İlk Bitcoin benimseyenlerden biri olan Olivier Janssens (@olivierjanss), çekirdek kodu gelişimini finanse etmenin alternatif bir yolunu bulan kişiye 40 bin dolar teklif etti.
Bu teşvik eski Bitcoin geliştiricisi Mike Hearn tarafından geliştirilen Lighthouse’un yaratılışıyla sonuçlandı.

Buna göre, insanlar Bitcoin platformundaki projelere bağış yapabileceklerdi. Gelişimcilerin düzeltmeleri gereken sorunu ya da eklemeleri gereken özelliği tarif ettikleri bir yazı yazmaları ve Bitcoin kullanıcıları ya da şirketlerin bu projeleri finanse etmeleri fikrine dayanıyordu.
Bir ticaret kuruluşu olan Bitcoin Vakfı, kurumsal ortaklarının onu finanse etmesine bağlıydı. Bu ortaklar kodun nasıl geliştiğini görmek isteyebilirlerdi.

Andresen dürüst görünüyordu ama gelecekteki baş geliştiriciler de Andresen kadar dürüst olacaklar mıydı? Peki vakfın gelecekteki yönetim kurulu üyeleri? Onlar da hep iyi niyetli olacak ve sadece Bitcoin’in sağlığı için endişelenecekler miydi?
Bitcoin’in fiyatı Mt. Gox skandalı ve panik nedeniyle hızla düştüğü için vakfın rezervi de azalmaya başladı. İronik bir şekilde BTC zirveye 29 Kasım 2013’te ulaştı, 1124.76$, Mt. Gox çökmeden kısa bir süre önce.

BTC’nin dört basamaklı sayıya ulaşmasının sevincine, olabileceklerin korkusu gölge düşürüyordu. Mt. Gox’a benzer bir tecrübe hiç edinilmemişti. Merkezsiz bir sistemin en büyük merkezi noktası dağılırsa ne olacaktı?

Bu belirsizlik ortamında vakıf BTC’lerini satsaydı endüstride büyük paniğe neden olurdu. Medya ve gözlemcilerden gelebilecek eleştriler de cabası…
2014 sonbaharının başında durum kötüleşti. Bağışların çoğu kesilmişti. Vakfın halka açık bağış adresine Ekim 2014’te sadece 0.3 BTC bağış yapılmıştı.

Vakıf bu noktada çekirdek kodu gelişiminin en önemli görev olduğuna karar verdi. Kodu korumak herkesin destekleyebileceği bir sebepti. Fakat beklenen destek gelmedi.
Vakıf Karpeles ve Shrem’in yerini doldurmak için seçim düzenledi. Olivier Janssens ve Jim Harper seçildi ve vakfın mali durumuna şeffaflık getireceklerine söz verdiler. Janssens başka bir çözüm bulana kadar gelişimi kendisi finanse edecekti.

Ama bu noktada başka bir çözüm gündeme geldi. @MIT (Massachusetts Institute of
Technology) @mitDCI (Digital Currency Initiative) çekirdek kodu gelişimini finanse edeceğini duyurdu. (@mitDCI Twitter’a Eylül 2018’de girmiş, enteresan).

Çekirdek kodun kurumsal ticari bir grup yerine akademik bir enstitü tarafından sürdürülmesinin avantajları var. Enstitünün dış kaynaklardan etkilenerek geliştiricileri büyük kuruluşların tercihlerine göre kod yazmaya zorlaması daha az olası görünüyor.
Fakat endişeler devam ediyor. Gelişim fonu hâlâ merkezi. Gelecekteki MIT proje yöneticileri, gelecekteki geliştiricileri etkileyebilir.

“Bitcoin’i kim kontrol ediyor?” sorusunun yanıtı çok önemli. “Topluluk karar veriyor” demek kolay ama aslında ne tür değişiklikler yapılacağına topluluk karar vermiyor. Blok boyutu tartışmasında ne kadar söz sahibi olabildiler?

20–30 yıl sonra biri fonu geri çekmekle tehdit ederek Bitcoin çekirdek kodu gelişim ekibi üzerinde etkili olmaya çalışırsa ne yapacağız?

Kaynak: Ian Demartino, Bitcoin Rehberi

 

DİĞER



DİKKAT ÇEKEN HABERLER