Arka Sıradakiler’in Özge’si Sevda Dalgıç İsyan Etti: Beni Eleştirmeden Önce Aynaya Baksınlar…

Arka Sıradakiler’in Özge’si Sevda Dalgıç İsyan Etti: Beni Eleştirmeden Önce Aynaya Baksınlar…
YAYIN TARİHİ: 21.04.2021 10:22:00

Arka Sıradakiler’de Özge’si, Avlu’nnu Bade’si Sevda Dalgıç, Bi’ Başka’da İrem Erbaş’ın konuğu oldu. Oyuncu, Arka Sıradakiler setinde yaşadığı kazadan Avlu’dan olaylı ayrılışına kadar birçok farklı konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Arka Sıradakiler’de canlandırdığı Özge karakteriyle hafızalara kazınan Avlu’nun Bade’si Sevda Dalgıç, Bi’ Başka’ya konuk oldu.Sık sık değişim haberleriyle gündeme gelen Dalgıç kendisiyle ilgili gelen yorumlara ve estetik iddialarına yanıt verdi.

Oyuncu yüzünde küçük dokunuşlar olduğunu ifade ederek "Estetik yok demiyorum. Burnumda var ama diğer taraflar benim Allah'a şükür. Ufak tefek dokunuşlar var.” dedi.

İrem Erbaş’la sohbet havasında geçen programda konuşulanlardan satır başlıkları şu şekilde:

NASILSINIZ? PANDEMİ SÜRECİ NASIL GEÇTİ?

“En zorlandığım konu annemle olan bağımın sekteye uğraması oldu. Çoğu kişi bunu yaşamıştır. Bu dönemde büyüklerimize karşı daha korumacı olduk. Annemle yakın oturuyoruz. Ama sarılamıyorum, öpemiyorum. Bir de ben sevdiğime dokunmayı, sarılmayı çok severim. Çok zorluk yaşadım bu açıdan. Aynı zamanda iş durumları da tamamıyla değişti. Dışarıdaki iş hayatından soyutlanıp evlere kapandık haliyle. İlk 3 ay "Ne yapsam, nerelere sarsam?" diye düşündüm. Dans mı etsem, kemana mı başlasam? İlk zamanlar geçtikten sonra da iş potansiyelimi değiştirdim.”
YENİ PROJELER VAR MI? EKRANLARA DÖNMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

“Gönlümde çok güzel aslanlar yatıyor tabii ama pandemi sürecinde setlerin nasıl işlediğini bilmiyorum. Başka işlerle de uğraşıyorum. O yüzden sektöre uzağım. Pandemiyle birlikte neler oldu neler bitti hiç bilmiyorum. Pandemiyi bir kenara koyarsak bir karaktere hayat vermeyi, yeni bir dünyaya girmeyi istiyorum. Ama çok mu seçiciyim acaba? :) Arka Sıradakiler Özge'den sonra Avlu dizisiyle dönüş yaptım. Güzel de bir dönüş oldu, çok emek verdim. Fiziksel olarak da çok çalıştığım bir proje oldu. Onun akıbeti çok iyi olmadı. Oynadığım işlerin bir tık daha üstü projelerde yer almak istiyorum. Projeler geliyor, konuşuyoruz. Ama hep bir eksik var.”
SİZE HEP DAHA ERKEKSİ ROLLER Mİ GELİYOR?

“Başlarda sürekli aynı tip roller geliyordu, evet. Bir de yapımcılar da çok zoru seçmiyor. 'Nasılsa erkeksi karakterden fan kitlen oluştu' diye düşünüyorlar. Bu yüzden çok çatıştım. Ama şu an proje bazlı bakıyorum. Benim gözlerimi parlatacak bir karakteri canlandırırım. Özge'siydi, Fatma'sıydı bakmam.”

ARKA SIRADAKİLER KARAKTERİYLE ÖZDEŞLEŞMENİN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELER?

“Çok doğru bir projeyle başladım. Aşk hikâyesiyle başlayan çoğu proje 1-2 sezonda tükeniyor. Biz gerçek hayattan yola çıkarak başladık. Artık oyunculukla ün birbirine karışmış durumda günümüzde. Ün kısmına geçtiğimizde magazinsel anlamda dezavantajlarını yaşadım. Yaşadığım anda da İstanbul'dan uzaklaştım. Ben oyunculuğa farklı gözle bakıyorum. Yeni bir hikâyede yeni bir karaktere hayat vereyim, işimi yapayım istiyorum. Özel hayatım gözler önüne serilmeye başladığında "Olmuyor böyle, bir sıkıntı var" dedim. Uzaklaştım.”
O DÖNEME DAİR UNUTAMADIĞINI ANILAR VAR MI?


“İlk sahnemi unutamam. Zafer hocanın saçımı kesmesiyle başlıyor hikâye. Bir de sette beklediğimiz bir gün sahnemizin başlamasına 2 saat vardı. Biraz uyuyayım dedim. Rol arkadaşım Temmuz ile yer kavgası yaptık. El şakalaşmaları oldu. Temmuz bir hırka attı yüzüme, fermuarı gözüme geldi. Gözüm davul gibi oldu. Hastanelere gittik. Sahnelerimiz iptal oldu haliyle. O gün de Fenerbahçe Galatasaray derbisi vardı. Galatasaray yense de yenilse de şampiyon. Hamdi Alkan, maçı izlememize izin vermeyecekti. Artık ne kadar istediysem o maçı izlemeyi set iptal oldu. Ve gidip maçı izledim. Basına yakalandım. Hamdi Hoca beni evde biliyor, ben dışarıda maç izliyorum :)”

OYUNCULUK KÜÇÜKLÜKTEN BERİ HAYAL ETTİĞİNİZ BİR MESLEK MİYDİ?

“Oyunculukla ilgili annemden kaynaklıçok hatıram var. Annem Film-San'dan emekli. Türkan Şoray'ın, Sadri Alışık'ın, Ayhan Işık'ın yanında, film setlerinde bulunduğu için güzel anılarını anlatırdı. Öyle öyle harmanlandı bende de bu duygu. Bir hayal vardı tabii bende ama hayali gerçekleştirebilmek de önemli. Bu yolda ilerlerken kendimi başka ögelerle de besledim. Beklemek, oturmak bana göre değil. 'İlla oyunculukla devam edeceğim' demedim hiçbir zaman.”

AVLU'DAKİ AYRILIK SÜRECİNİZ OLAYLI OLMUŞTU. NELER YAŞANDI O DÖNEM?

“Sette ağırlaştım, 5 gün boyunca 40 derece ateşle sete gittim. İlaçla kendimi ayakta tutuyordum. Hastaneye gidecek zaman yoktu. İstanbul dışına taşındığım için set çok uzak mesafedeydi. Sette beni sıtma tutunca yönetmenimiz belirli sahnelerden beni muaf tuttu. Hastaneye gittim. Doktor ameliyat dedi. İnanamadım. Enfeksiyon torbacık yapmış, patlarsa vücuduma yayılacaktı. O zaman durumun ciddiyetini anladım. Antibiyotikle kurutmaya çalıştılar ama kurutamadılar. Ben de hastanede yatarken "Tamam iyileşeceğim, işime geri döneceğim" diyordum. Setten de her gün "Yarın geliyor musunuz?" diye telefon geliyordu. Karşı tarafın da istekli olduğu bir sürecin akabinde hastaneden çıkınca haber verdim sete. "Gelebilirim" dedim. "Bir hafta daha dinlenin" dediler. Sonra birkaç hafta sonunda da "Karaktere ara verelim, zaman aşımına uğradı" diye bir haber geldi. Ki o zaman isyan sahnelerini çekiyorduk. İstense karakter dâhil edilebilirdi. Kırıldım tabii. Ameliyattan çıkıyorsun, iş yok. Ama aynı sektördeyiz, kırgınlık olsa ne olacak?”

HER AY DEĞİŞİMİNİZLE GÜNDEME GELİYORSUNUZ. BUNLARI GÖRDÜKÇE NELER HİSSEDİYORSUNUZ?

“O dönem daha çocuktum, yüzüm oturmamıştı. Estetik yok demiyorum. Burnumda var ama diğer taraflar benim Allah'a şükür. Ufak tefek dokunuşlar da var. Çok fazla da değişim olduğunu sanmıyorum kendimde. Bazen haberlerden sonra yorumlara bakıyorum klavye delikanlılarını görüyorum. Kendine aynada bakmadan gelip yorum yapıyorlar. Ama sağa sola çamur olmadığım, magazinde kalmadığım için çok kötü yorum almıyorum açıkçası.”

BABANIZLA GÖRÜŞÜYOR MUSUNUZ?

“Görüşmüyorum. Arka Sıradakiler başlamadan babamla bir kez görüşmüştük. 5 saat sürdü. Görüşmenin ardından anneme "Anne sen benim büyüğümsün ama ben babamla görüşmek istemiyorum" dedim. Babama bir soru sordum: 'Baba' kelimesinin içini ne şekilde doldurabilirsin? Çok boş duruyor bu kelime benim ağzımda. O da cevap veremedi. Yaşanmışlık sıfır. Ben bir aylıkken ayrılmışlar.”

DİĞER



DİKKAT ÇEKEN HABERLER