Yazarlar Astroloji
Yazarlar

BİZE NELER OLUYOR

09 Ocak 2018, 11:42
  Kamil ÇAKIR
BİZE NELER OLUYOR
 Teknolojinin iyi mi, kötü mü olduğu tartışmaları her zaman yapılagelmiştir. İnsana verdiği zarardan, doğaya verdiği zarara kadar her alanda kötü etkilerinden bahsedip karşı duranlar olduğu gibi hayatı kolaylaştırıcı özelliklerinden yola çıkarak faydalarını savunup taraftar olanlar da vardır. Bu tartışmalar devam ededursun iyi yönde kullanıldığında teknoloji insanın ve insanlığın faydasına olduğu muhakkaktır.

Evimizde, işyerimizde, arabamızda, her nerede olursak olalım anında dünyadan haberdar oluyoruz. Ancak her taraftan gelen kötü haberlerle adeta ufkumuz kararıyor. Dünya arenasında dönen olaylar ve planlanan kumpaslar bir yana sadece ülkemizdeki haberlere bakacak olursak “insanlık nereye gidiyor” demekten kendimizi alamıyoruz.

Zaman zaman bizi gülümsetecek “Yurdum insanından ilginç anlar” a şahit oluyoruz elbette. Çöp kutusunu dolduran çiçek buketlerine, arkasına devasa yangın görüntüsünü alıp gülümseyerek fotoğraf çekenlere, en sevdiği muhabbet kuşunu ekmek arası yapanlara, pet şişeyi tersine yere koyup oturak yaparak üstüne oturanlara, eşeğinin arkasına plaka takanlara, enteresan araba arkası yazılara, burnuyla sigara içenlere, komik yazılan tabelalara, belediye otobüsünde elinde taşıdığı sandalyeye oturanlara ve şemsiye açanlara, cenaze tanıtım araçlarına, engelli çocuğunu sırtına alıp onun tekerlekli sandalyesiyle malzeme taşıyanlara, belediye çukurunun başında “çukura düşmek yasaktır” tabelasına, motosikletinin arka heybelerine çocuklarını koyup taşıyanlara, evlilik ilanlarına, aracının arka koltuğunda ineğini taşıyanlara, daha yüzlerce olaya şahit olurken yüzümüzde anlık gülümsemeler oluyor ama kısa süren bu görüntüler resmin büyüğünü görmemize engel olmuyor elbette.

Canlı bombalarla onlarca insanın ölümüne sebep olan, demokrasi havariliği ile başka ülkeler çöreklenen, insanlık dışı uygulamaları ile milyonlarca insanını göçe zorlayan, havadan sudan sebeplerle başka ülkelerin yönetimine müdahale edip kendi sultalarını oluşturan, ülkeler arasında vuku bulan hain olaylar bir yana ülkemizde cereyan eden anlık ama zamanı etkileyen olaylar bizi hayrete düşürmektedir. 

Bir sabah haberlerine bakınca, yarım saat içerisinde ülkenin her yanından cinayet, hırsızlık, adam kaçırma, dolandırıcılık, kavga haberleri ile dünyamız kararıyor. Birisi park yüzünden arkadaşını ayağından kurşunluyor. Arkadaşı soluğu hastanede alıyor, kendisi ise karakolda. Diğeri valelik yaptığı restoranın önünde kendisiyle tartışan müşterileri kurşun yağmuruna tutup öldürüyor. Bir diğeri savcılığa başvurup hizmetçisi tarafından soyulduğunu iddia ediyor. Diğer tarafta ünlü bir oyuncu temizlik işlerini yapmak üzere iş görüşmesi için evine çağırdığı kadına tecavüz ediyor. Birileri İslam’a saldırmak için fotoğraflar üzerinde oynama yaparak mide bulandıran provokasyona imza atıyor. Demokratik bir seçim için sandığa giden delegeler kongrelerde tekme tokat birbirine giriyor, sandalyeler havada uçuşuyor. Bir ilimizde her gün ayrı bir çocuğun elleri bağlı cesedi bulunuyor. Umuda yolculuk yapmak isteyen göçmenler gün geçmiyor ki denizlerde ölüme koşmasın. Makam sahibi zatların ahlaksız görüntüleri boy boy gazeteleri süslüyor. Kundaklanan arabaların videoları insanın içini yakıyor. Düşürülen uçaklarda ölenler ayrı bir vahşetin kurbanları. Okyanus ötesindeki şarlatanları kendilerine şahdamarından yakın hisseden sözde aydın mankurtlar ayrı bir vaka. Suçu trafik canavarına yükleyen ama özde sorumsuzluk sonucu meydana gelen trafik kazalarında ölen onlarca insan. Kan davasına dayalı aileler arasındaki husumetler. Mahalle arasındaki parklarda uyuşturucu satanlar. Altın vuruş dedikleri rezaletle hayatına son veren gençler. Başında bulunduğu kurumu soyup soğana çeviren ve görevden alınan belediye başkanları. İktidarı devirebilmek için dinini ve davasını satmaya aday muhalefet anlayışı. PKK filmi çeken Alman Devşirmesi yönetmenlere ödüller. Akşam programlarında dinden bihaber zevatın din konusunda ahkâm kesmeleri.

Bütün bunları izlerken “Bize neler oluyor?” diye kendi kendimize sormadan edemiyoruz. Evet, bize neler oluyor. Biz bu kadar vahşileştik mi? Bu kadar insanlıktan çıktık mı? Tarihimizden ve inancımızdan bu kadar uzaklaşacak duruma nasıl geldik? Başımızı iki elimizin arasına alıp düşünme vakti çoktan geldi de geçiyor bile.

Mevlâ’m sonumuzu hayreylesin. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×